07 September 2017 Thursday

Dijital Potansiyelin Farkına Varmak: Dijital Dönüşüm İçin En Önemli Öncelikler

antonybournedigital1

Dijital Dönüşüm (DD) artık yanıbaşımızda. IFS tarafından hazırlanan ve geniş bir endüstri yelpazesinde 16 ülkeden 750 profesyoneli kapsayan Dijital Değişim Anketi’nde katılımcıların yüzde 80’i kendilerini Dijital Dönüşümü kaldıraç olarak kullanmak için “yetkin”, “gelişmiş” veya “optimize edilmiş” olarak görüyor. Daha da etkileyici bir şekilde, katılımcıların yüzde 89’u dijital projeler için “avantajlı” veya “yeterli” fonlamaya sahip olduklarını belirtiyor-bu, gelişmiş teknolojilerin kapımıza kadar geldiğinin açık bir kanıtı ve şirketlerin büyük bir çoğunluğu yatırım yapmaya ihtiyaç duyduklarını fark ediyorlar.
Ancak işletmeler neden yatırım yapıyorlar? Büyük karları nerede görüyorlar? Organizasyonlarında dijital değişimi ne kadar başarılı bir şekilde anlatabiliyorlar

Şirketlerin hızlı verimlilik kazanımlarının ötesine bakmaları gerekiyor


Ankete göre, şirketlerin dörtte birinden fazlası (yüzde 27), dijital dönüşümün işletmeler için hayati öneme sahip olan “farklılaşmayı” sağlayarak onları daha rekabetçi yaptığını söylüyor. Yüzde 29’u ana faydayı, “inovasyonun hızlandırılması” ve yüzde 28’i de “yeni pazarlarda büyüme fırsatları” olarak görüyor. Bunların hepsi ilham verici.
Dijital dönüşümü, “Pazardan daha büyük bir pay almak veya ürün portföyümü genişletmek için kullanabilir miyim?” gibi stratejik sorular sormak için kullanan şirketler, teknolojinin uzun vadeli, stratejik fırsatlarından en iyi şekilde faydalanıyorlar.  Dijital Dönüşüm ile aldıkları “Ekipmanlarıma ne sıklıkla bakım yapıyorum ve bu benim rekabet edebilirliğimi nasıl etkiliyor?” gibi küçük ancak taktiksel raporları bile temel stratejik farklılaştırıcılara nasıl dönüştürebileceklerini biliyorlar. Ancak bu şirketler azınlıkta. Ankette en büyük grup olan yüzde 47’lik kesim, hala ‘Dijital Dönüşüm’ün ana faydasını “iç süreçlerde verimliliği artırmak” olarak görüyor. Bu da şu soruyu akıllara getiriyor: Şirketler gelişmiş teknolojiler ile neleri başarabileceğinin potansiyelini gerçekten görebiliyor mu?
İnovasyon bir şirketi rezil de edebilir vezir de ve yapılan çok sayıda araştırma bunu bir C-seviye öncelik olarak ortaya koyuyor. Öyleyse inovasyon, dijital dönüşüm için neden bir güdümleyici olarak görünmüyor? Teknoloji yatırımları göz önüne alındığında, fonların büyük bir çoğunluğunun iç süreçlerini daha etkili kılmaya ayrıldığı, bu nedenle inovasyonun mümkün kılınmadığı düşünülebilir. Benim görüşüme göre, “iyileştirilmiş şirket içi verimliliği”, ‘Dijital Dönüşüm’ün temel nedeni olarak görmek çok kısa vadeli bir bakış açısı. Stratejik faydalardan yararlanmıyor ve personelin dijital dönüşüme ilgisini zorlaştırıyor.

Kalpleri ve zihinleri kazanmak-değişim korkusunu aşmak


Çok sayıda iyi habere rağmen anket, yanıt verenlerin yüzde 42’sinin “değişmeye karşı isteksizliği” dijital dönüşüm önündeki ana engel olarak gördüklerini ortaya koyuyor. Şirketlerin, Nesnelerin İnterneti (IoT) ve diğer gelişmiş teknolojileri nasıl konumlandırdıklarını, personeli ‘veri-fobiklerden’ veri hayranlarına dönüştürmek için bu teknolojileri nasıl kullandıklarını ve faydalarını nasıl anlatmaları gerektiğini dikkatli bir şekilde düşünmeleri gerekiyor.
Başarılı teknoloji değişimleri yukarıdan aşağı olduğu gibi aşağıdan yukarı da benimsenir ve insanlar tarafından yönlendirilirler. Personelin olaya müdahil olması çok önemlidir. Herkes için ilerleme ve gelişme fırsatlarının açık bir şekilde anlatılması gerekmektedir. Bir öngörüsel bakımın sistemden yapılacağını duyan bir bakım mühendisi hayal edin. Daha derin bir sorgulama ile mühendis, bu sistemle yeni çalışma yöntemlerine ihtiyacı olduğunu ve yeni fırsatlara açık olduğunu düşünebilir ama bundan daha yaygın tepki, “Bu gelişme bana işimi kaybettirir” olacaktır! Bu senaryoda, büyük resmi ve uzun vadeli stratejiyi vurgulamak (‘daha rekabetçi olacağız / inovasyon hızlanacak / yeni pazarlarda büyüme fırsatları elde edeceğiz’) kısa vadeli taktik faydalardan (‘iç verimliliği iyileştiriyoruz’) daha fazla ilham verici olacaktır.
Dijital dönüşüm, diğer birçok büyük değişim projesi gibi, veri girecek veya sistemi birebir kullanacak olan insanların kalplerini kazanmak ve onları ikna etmekle ilgilidir. İnsan ölçeğinde yönetilmesi gerekir. Eğer şirket uzun vadede rekabetçi kalamıyorsa hiçbir kısa vadeli tasarrufun işlerimizi veya işletmelerimizi güven altına alamayacağını hepimiz anlıyoruz. Büyük resmi anlatmak, dijital değişimi taktiksel değil stratejik olarak ve müdahaleci değil ilham verici olarak konumlandırmak büyük önem taşıyor.

Yeni teknolojiyi kaldıraç olarak kullanmanın anahtarı: becerileri üst seviyeye taşımak ve yeni beceriler kazandırmak


Ankete katılan 3 şirketten 1’i “dijital beceri boşluğu ile başa çıkmak için hazırlıksız”. Akıllı işletmeler, biraz önce bahsettiğimiz bakım mühendisimiz gibi görevlerini genişletmek için istek ve becerilere sahip olan potansiyel adaylarını seçmeye çoktan başladılar. Peki, şirketler beceri boşluğunu, makul maliyetli, sürdürülebilir ve yaratıcı bir şekilde nasıl kapatabilirler?

- Organizasyonel yapınızın, dijital dönüşümü güçlendirmek için nasıl geliştirilmesi gerektiğini düşünün. Büyük şirketler için analitik becerileri koruyan ve bunları şirket içerisinde besleyen dijital girişimler için yapılandırılmış yeni departmanlar oluşturma seçeneği bulunuyor.
- Dijital yetkinlik envanteri gerçekleştirin: Personelin verilerin yönetilmesi ve analiz edilmesi konusunda eğitilmesine büyük bir ihtiyaç var ve şirketlerin dijital girişimler konusunda başarılı olmaları için bu ihtiyacın karşılanması gerekiyor. Bu dijital envanterin bir parçası olarak becerilerini üst seviyeye taşımak için motivasyona sahip olan kişileri belirlemeye başlayın.
- Becerilerin düzgün şekilde geliştirilmesi büyük önem taşıyor. İK ekiplerinin, hangi mevcut görevlerin geliştirilmesi gerektiğine ve yeni yeteneklerin nerede gerekli olduğuna karar vermeleri gerekiyor. Yeni bakış açıları kazanmak için şirket dışından eğitmenler getirin.
- Hem yetenekleri kendinize çekmek hem de okulları, eğitim programlarını doğru alanlar üzerine odaklamaları konusunda yönlendirmek için yerel üniversitelerle birlikte çalışın. İşe yerleştirme programları, üniversite öğrencilerine gerçek hayata ilişkin programlama deneyimi sunar ve şirketin ve öğrencinin gelişmesini sağlar. Staj programları yerel yetenekleri keşfeder, onları destekler ve gelişmeleri için alan sağlar.

Başarının üç ayağı-nereye odaklanmanız gerekiyor?


Dijital dönüşüm konusunda başarılı olmak için üç temel bulunuyor-teknoloji, yatırım ve insan. İşin teknoloji yönü, açıkça belirlenmiş sorumluluk alanlarına sahip olan teknoloji uzmanları tarafından yönlendirildiği için genellikle en başarılı şekilde ustalaşılan yön oluyor. Başlıca soru, doğru zamanda dönüşümü gerçekleştirmek için doğru teknolojiye odaklanıyor olup olmadığınız. Risk alan bir öncü mü olmak istiyorsunuz, yoksa teknoloji olgunlaştığında mı trene atlayacaksınız?
Yatırımlara ilişkin olarak, bu ankette gördüğümüz gibi, şirketler dijital dönüşüme yeterince yatırım yaptıklarını düşünüyorlar ancak doğru alanlara odaklanıyorlar mı? Sonuçlar, süreç verimliliklerine yoğun bir şekilde odaklanıldığına işaret ediyor. Bu nedenle odak noktasını, daha inovasyon odaklı yatırımlara yönlendirmek gerekebilir.
Son olarak, insanlar dijital dönüşüm sürecinde genellikle en çok unutulan faktör. Bu hem yetenek hem de iletişim bakış açısından önemli. Eğer yüzde 40’ın üzerinde bir oran, “değişmeye karşı isteksizliği” ana engel olarak görüyorsa çalışan iletişimi, personelinizin değişimin amacını ve bundan nasıl etkileneceklerini bildiklerinden emin olmak açısından çok büyük bir önem taşıyor.

Öyleyse şu soruyu sorma zamanı geldi: Bu temelleri inşa etmek ve dijital dönüşümünüzde başarılı olmak için nereye odaklanmanız gerekiyor?

ANTONY BOURNE; IFS Global Endüstri Çözümleri Başkan Yardımcısı

Kobi Efor Dergisi - Eylül 2017

http://www.kobi-efor.com.tr/kapak/zamanin-ruhu-emrediyor-her-yerde-ve-seyde-dijitallesin-h6801.html

Twitter: @ifsworld

Blog:     http://blog.ifsworld.com/

Contact Information